Feed on
Posts
Comments
Bazı kişiler vardır hayatımızda doğduğumuz andan itibaren yer alırlar. Bu kişilerden bazıları akraba denilen kısmındadır. Bazı kişilere de bizler, ilerleyen yıllarda hayatımızda yer veririz. Bu kısımdakilere arkadaş, dost denir.
Yine de yaşadıklarımız; gerek akrabalardan bir kısmını, gerekse arkadaşlardan bir kısmını gönderiverir geldikleri yerlere. Onlarla yaşanılanlar, paylaşılanlar anı olarak kalır bizlerde.
Her türlü gönderme, gitme, kayıp hüzünlüdür ne kadar kızılsa da o kişilere.
Hayatıma giren dünyaya gelmeden önce ya da dünyadaki günlerimi tüketirken elde ettiğim insanlarla acı – tatlı birçok anım var benim de.
Hayatımın dönüm noktası;  anne ve babamı kaybettiğim gün başladı benim. Kimlerin yanımda olduğunu, kimlerin zaten hiç olmadıklarını o gün öğrendim. On altı yaşımdayken….
 
Yine de diğer insanlara küsmeme neden olmadı, bazı durumlarda yalnız kalışlarım. Yeni insanlar tanıdım, yıllar geçtikçe. Yeni insanlar kattım hayatıma. Kimileriyle dostluklarımız halen sürüyor, kimileriyle çoktan defterler kapandı çeşitli nedenlerle.
Akrabalardan ya da arkadaşlardan herbiriyle  ölümle ayrılışlarımız, beni gerçekten de üzer. Aramız bir zamanlar hoş olmasa da…
 ”Herkes yerinde sağ olsun” derler ya hani? İşte öyle bir şeydir onlar için hissettiklerim. Benden uzak olsunlar ama onların sağlıklarına bir şey olmasın isterim. Canları yanmasın isterim. Bana ne yapmış olurlarsa olsunlar, içim acır onların başlarına gelen her türlü kötülükten. Herkes kendine yapar. Zaten ben gönderdiğimle yetinirim, onların bana yaptıklarının karşısında. Uzak dururum onlardan, bana zarar vermesinler daha fazla diye.
Çocuk yaşımızda iki kardeş yalnız kaldığımızda, birçok soru sorduk hem kendimize, hem de bizi yalnız bırakanlara… Ama onların verecek yanıtları vardı hep kendilerince; ” yaşam koşturması”… Ne kadar acı da olsa yaşanılan buydu. Hayat her yerde akmaktaydı ve o akrabaların zamanları, kendi yaşamlarıyla sınırlıydı.
Yıllar geçti bizler büyüdük, yaşlandık bir yerde. Bizleri yalnız bırakanlar da büyüdüler elbette. Kalmadılar aynı yaşlarda ve de sağlıklarında..
Takvim yaprakları gibi döküldüler yaşamdan bir bir. İçlerinde vicdanlarıyla verdikleri savaşlarla.. ” Ahhh keşke..” lerle belki de….
Bugün yine takvim yaprağıyla bir akrabamı kaybettim. Büyük dayımı..İçim acıdı mı gidişine? Elbette. Ben sevdim tüm insanları, bana tüm yaptıklarıyla birlikte.. Bende bıraktıkları izlerle birlikte hem de…
Yürek sızıları oluyor yine…
Allah taksiratını affetsin………………
Geride kalanlar ne mi yapar artık? Onu ben bilemem….
Hepimiz gideceğiz bir gün, vakti saatimiz geldiğinde….
Yaşam her yerde akıyor yine… Yaşam her yerde akacak yine de….
Bircan OĞANKUL
02/02/2010
 Saat:
Yazar :

1967 İzmir doğumlu. İşletme Fakültesi( Muh.- Finans) mezunu. Doğayı, tüm canlıları seven. 25 yıldır yaşadıklarını, öğrendiklerini, deneyimlerini ve düşüncelerini yazıya döken. Sosyal işlerde yer almaktan mutluluk duyan biriyim.

Yazarın websitesiYa

Yorumlar kapatıldı.