Feed on
Posts
Comments

ÖYLESİNE

 

 

Yaşam,
Nedir ve neyle sınırlıdır? İçine  istediklerimizi alıp istemediklerimizi yok edebiliyor muyuz? Ya da bu yolda  kaybolmadan yürüyebiliyor muyuz? İleriye yönelik hayaller kurarken, geçmişi  sorguluyabiliyor muyuz? Bilmece çözmeyi seven bizler, yaşam bilmecesine niye hiç  dokunmayız? Nedenler, niçinler, nasıllar tüm bu bilmecenin içinde olmasına  karşın, hep kaçtığımız nedir? Yaşam bir yol mu yoksa bir çember midir? İyi veya  kötü olan yaşadıklarımızı ‘unutmak istiyorum’ diyerek yok sayabiliyor muyuz? Hep  uğraşılarımız yaşantımızı yönlendirmek için değil midir? Yine de yaşantımızı yönlendirebiliyor muyuz? Yaşamın bize sunduklarını ‘bunu isterim, şunu istemem, şöyle bir şey de olsa’ diyerek ayırt edebiliyor muyuz? Niye yaşamda bizim  sandığımız çoğu şeyin aslında bizim olmadığını düşünmeyiz? Doğmak istediğimiz  tarih bize sorulmaz, Cinsiyetimiz bize sorulmaz, Saç rengi, göz rengi,  boy, endam v.s. bize sorulmaz. Hepsinden vazgeçtim, yaşam boyu seslenişler  için koyulan isim de bize sorulmaz. Yaşam benim ise neden benim istediklerim  olmaz? Anne, baba, kardeş ya da yaşadığımız yer acaba istediklerimizden  midir? Kaç kişi yaşantısını ‘her şey çok mükemmel, ben böyle bir yaşam istedim  oldu’ der ki? Dünya tüm insanların yaşamaları içinse neden tüm insanlar aynı haklara sahip olamazlar? Giyim tercihimiz, saçımızı uzatmamız veya kestirmemiz,  rengini değiştirmemiz, alımlarımız, zevkimiz diye benimsediklerimiz ve bir sürü  uğraşılarımız yaşamımızı biçimlendirmek için değil midir? Sağlığımız yerinde  iken neden saçma sapan bir kaza yaşamı bitirir? Yarını, hatta bir an sonrasını bilmeden yaşadığımızı niye hiç düşünmeyiz de, önümüzdeki buğuyu silmek ister  gibi planlar yaparız? İstediğimiz kadar nedenler, niçinler uzatılabilir. Ve  cevap verilecebilecek sorular da vardır bunların içinde ama gerçek midir,  düşünce midir?
Her kişinin doğruları kendine göre ise düşünceleri de kendine  doğrudur.
Yaşamı ilk sorguladığımda bir yol olarak düşündüm hep. Başı ve sonu  olan bir yol.
– Bu yol senin hadi yürü !
– Nereye kadar?
– E bir sonu  var tabii, oraya kadar.
– Ne kadar sürer bu yol? Sonu nerede ?
– Hele bir  yürü, sonunu gelince görürsün.
– Önümü göremiyorum nasıl gideceğim?
– Her  adım atışını gör, gerisi gelir.
– Zor gibi geldi ben döneyim bari.
– Dönüşü de yok bu yolun, unut onu!
Yaşamın ne yarını vardı ne de dünü. Sahip  olduğumuz şey sadece yaşadığımız andı. Ben yaşadığım anı diri tutmak istercesine  sahipleniyordum, biçim vermeye çalışıyor, istediğim gibi olması için çaba  gösteriyordum. Yaşamım benimdi ve istediğim gibi olmalıydı. Çok sonraları evrim değiştirdi düşüncem, yol tamam da bir de çember çıkardım kendi kendime. İçi gelişigüzel yaşamlar doldurulmuş, herkese ayrı ayrı sunulan bir çember. Bu  çemberin içinde sana ait olanlarla yaşayacağın, asla kıramadığın, dışına  çıkamıyacağın, içinden istemediklerini dışına atamıyacağın bir  çember. Sunulanı kabullenip iyisi de benim kötüsü de, bu benim yaşamım  diyebilecek yürekliliği gösterip, çemberi kabul edersen bir o kadar kolay  gibidir yaşam, bir o kadar zor olmasına karşın. Bunlar sadece kendime ait  düşündüklerimdir. Eğrisiyle, doğrusuyla yaşam benimse, düşünce de benim, der  yaşamın kıyısında…

 


bir yolculuğun  giderayağında…

bir su damlasıydım;

hayattan öylesine kaçan arsız.

ve kendisine bir o kadar tezat,

hayatın içine düşen cansız hayat veren;

kansız ve damarsız…


bir su damlasıydım,

öylesine  serseri, başıboş.

nereye düşsem koyu bir ıslaklık,

hangi göze düşsem, yaşla karışık yanaklardan aşağı süzülen;

bir damla hayattım…



bir su damlasıydım;

şiirin bir mısrasına düşüvermiş.

öylesine ve ansızın.

kapıp koyuveren kendini;

umarsız bir yolculuktum soluk veren.

ve bir koyu mürekkebin üzerine düşmüş, şekil bozan!…


öylesine bir damlaydım işte;

adına şiirler yazılan.

toprağa hasret;

toprak bana hasret koyun koyuna bir yaşamla;

yağmur duasına kenetlenmiş bir bileğin umut taşıydım ne de olsa.

bir damlaydım ya öylesine;

bir damla… can damla…

 

 

Kaynak: Rüya’ya paylaşımı için teşekkür ederim.

Yazar :

1967 İzmir doğumlu. İşletme Fakültesi( Muh.- Finans) mezunu. Doğayı, tüm canlıları seven. 25 yıldır yaşadıklarını, öğrendiklerini, deneyimlerini ve düşüncelerini yazıya döken. Sosyal işlerde yer almaktan mutluluk duyan biriyim.

Yazarın websitesiYa

Yorumlar kapatıldı.