Feed on
Posts
Comments

Dozerler girdi.

Elektrikli testereler çalıştı.

Ağaçlar sırayla kesildi.

Makinelerin sesi birbirine karıştı.

Bir saat önce…

Kuş cıvıltılarının yükseldiği bölge, savaş alanına döndü.

           *

İzmir’in Hatıra Ormanı tıraşlandı.

Faili ise;

Yeşili sözde sevdirecek, “yaş kesen, baş keser”, “Ormanlar gelecek nesillerindir” tabelaları asan,

Yediden yetmişe herkesi “Ağaçlandırma seferberliğine” çağıran, Çevre ve Orman Müdürlüğü.

Şaka değil…

Kafa yapar, ti’ye alır, matrak geçer gibi.

          *

Olayın diğer acı yönü;

Kamu itaatsizliği.

Halk, çocuğunu okula göndermez, otoriteyi takmaz bu sivil itaatsizliktir.

Toplumsal tepkidir. Faturası kişinin kendisinedir.

          *

Kamu yönetiminin böyle hakkı var mıdır?

Bırakın, o güzelim ağaçları, anılarla katletmeyi…

Geçmişin karar ve emeğine saygısızlık;

Kent imar planlarını tanımazlık,

Meclisi, belediyeyi ve başkanları hiçe saymaktır.

          *

Resmi tatil Cumhuriyet Bayramı’nda kimsenin fark etmeyeceğini kurgula…

Yılların emeği, sevgisiyle oluşturulan ormana gir…

Göz kararı, el yordamı alanı belirle…

“Gemi trafik hizmetleri ve gözetleme istasyonu” binaları için yetişkin ağaçları doğra.

Ortalık ayağa kalkınca; suçun belli, ayıbın ortada hiçbir açıklama yapma.

          *

Bu anlayış…

Türkiye Cumhuriyeti Orman İdaresi’ne değil dağ adamlarına yakışır.

Bu davranış…

Hukuk devleti sisteminde değil dağ kanununda yer alır.

Dağ adamı, dağ kanununa göre şehrin göbeğinde hüküm sürerse…

Ne gerek var yasa, yönetmeliğe

Ne gerek var Koca Vali’ye…

 

           *

Devir bu devirse…

Yak, yık, sök, kes kim tutar seni!

 Erdal İZGİ

Paylaşım: Esin ÖNDER

Yazar :

1967 İzmir doğumlu. İşletme Fakültesi( Muh.- Finans) mezunu. Doğayı, tüm canlıları seven. 25 yıldır yaşadıklarını, öğrendiklerini, deneyimlerini ve düşüncelerini yazıya döken. Sosyal işlerde yer almaktan mutluluk duyan biriyim.

Yazarın websitesiYa

1 Cevap to “GEL DE ÇOCUKLARA ANLAT – Erdal İZGİ”

  1. timurugan dedi ki:

    Merhaba ben Gülsen, çok acı çoookkk, ben çiçeğin altında büyüyen yabani, otu bile zor koparıyorum, içim sızlayarak, Dağ adamları doğaya zarar vermez hiç olmazsa. Baltayı alıp, acaba ağaçları kesme emrini veren, kişinin, bacaklarını, kollarını, kesseydik ne hissederdi acaba, ne demeliyim, nasıl bir vicdandır bu, nasıl bir kafa yapısıdır bu.
    Yazık çok yazık.