Feed on
Posts
Comments

DENİZCİLİK

ATA+

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İnciraltı Müze Gemi’den Fotoğraflar

Kaynak: http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=43897

”Denizcilik Hakkında Bilinmeyen 100 Konu” köşesindeki tüm değerli bilgiler; İzmir İnciraltı’ndaki Deniz Kuvvetlerimize ait Müze GEMİ’den alınmıştır.

Daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler, internette araştırma yapabilir.

ÖNEMLİ:

 Denizcilik hakkındaki konularla ilgili olarak; ” bu çalışmayı ben yapmıştım. Neden kaynak olarak adım belirtilmemiş ” diyenler,  beni nezaket çerçevesi içinde uyarabilir ve isimlerini yayınlayabilmem için iletişim sayfamızdan bana e-ileti gönderebilirlerse uyarılarını mutlaka ciddiye alacağımdan emin olabilirler.

Tüm ziyaretçilere açık olan Müze Gemi, sizlerin ilgisini,  ziyaretini bekliyor.

Emeği geçen tüm komutanlarımıza ve askerlerimize teşekkürü bir borç biliyorum.

Saygılarımla;

Bircan OĞANKUL

Ziyaret etmek isteyenler; Pazartesi – Salı hariç Saat 17:00 ye kadar görebilirler.

Not: Her gün hem Anasayfada, hem de Anasayfada sağ tarafta görülen Kategoriler bölümünde yeni güncelleme yapılmaktadır. Dilerseniz bu sayfadan, dilerseniz Kategoriler kısmındaki ”Denizcilik ” kısmından ilgili sayfalardaki yeni eklenmiş konulara ulaşabilirsiniz.
Denizcilik hakkında her konuya ilişkin yorum yapmak için  de lütfen Kategoriler bölümündeki ”Denizcilik ” bölümüne başvurunuz.

Müze Gemi 4Müze Gemi 10

Müze Gemi 8

Müze Gemi 5

Müze Gemi 7

Müze Gemi 1

 

 

simafor copp+

silistreShe

SEYİR FENERİ

SANCAK

sancak

rüzgar gülü

rütberütbede sarı sırmapazartesivardiya

osmanlı denizcilik terimleri

knot

PARAKETE MEVKİ KOYMAK
6.1. Sürat ve Belirli Sürede Alınan Yol
Sürat birim zamanda gidilen yoldur. Birim zaman 1 saattir. Denizde mesafe deniz mili
olarak ifade edilir. Buna göre denizde sürat bir saatte gidilen deniz mili cinsinden yoldur.
Saatte deniz mili “Knot” olarak belirtilir.
Sürat, yol ve zaman ilişkisi “sürat = yol /zaman” şeklindedir. Bu ilişkiye göre belirli
sürede alınan yol, gemini sürati, belirli bir yolun alınması için gereken zaman, bu ilişkiyle bulunabilir.
6.2. Parakete
Parakete, gemi süratini, suya göre ölçen cihazdır. Eskiden seyir sırasında baş taraftan
denize yüzer bir nesne atılır ve bu nesnenin geminin kıç tarafına gelinceye kadar geçen
süresi tespit edilirdi. Sonra orantı yöntemi ile geminin bir saatte gittiği yol, yani sürati hesaplanırdı.
Daha ileri zamanlarda gemi süratinin belirlenmesi için basit aletler yapılmıştır.
Bunlardan en fazla kullanılanı bir devir sayıcıya bağlı halat ucundaki yüzer pervanedir. Seyir
sırasında geminin kıç tarafından denize bırakılan pervane hareket sırasında dönmekte, bağlı
olduğu halatı çevirmekte, halatta devir sayıcıyı çalıştırmakta, devir sayıcı da devir miktarını
vermektedir. Paraketenin kullanım cetvelinden devir sayısına göre değer girilmekte ve gemi
sürati bulunmaktaydı. Bugün bu cihazlar yerlerini daha güvenilir cihazlara bırakmıştır.
Kolay anlaşılabilmesi amacı ile aşağıda küçük tip teknelerde kullanılan sayısal
elektronik bir parakete anlatılmıştır. Bu paraketeler dizayn şekline göre çeşitli işlevlere sahip
olmakla birlikte genel işlevleri;
Ø O anki nispi sürati vermek, (Suya göre)
Ø Cihaz sıfırlandığından itibaren ölçülen en yüksek nispi sürati vermek,
Ø Cihaz sıfırlandığından itibaren ortalama nispi sürati vermektir.
Cihaz bir ana ünite (Şekil-26) ve bir de pervane şeklinde veri alıcıya (Şekil-25)
sahiptir. Veri alıcı teknenin altına yerleştirilir.
Şekil 25: Elektronik parakete veri alıcıcısı Şekil 26: Ana ünite
Veri alıcının içerisindeki pervane teknenin altından akan suyun fazlalık veya azlığına
göre hızlı veya yavaş döner ve buna göre yüksek veya alçak voltajda bir elektrik akımı üretir.
Üretilen bu elektrik kablo ile ana üniteye gönderilir. Ana ünite bu elektriğe göre bir sürat
belirler ve sayısal olarak ekranında gösterir.
Şekil 27: Veri alıcının yerleştirilmesi
Veri alıcı ünite yelkenli teknelerde teknenin baş tarafına, pervaneli teknelerde ise kıç tarafına yerleştirilir (Şekil-27).
6.3. Parakete Mevkii Koymak
Parakete mevkii geminin bilinen son kesin mevkiinden itibaren aldığı yolun
hesaplanarak rota hattı üzerinde işaretlenmesi ile konulan mevkidir. Şekil-28’de verilen
örnekte 2700 rotasına, 12 kts süratte gitmekte olan gemide saat 14:00’te B fenerinden bir
kesin mevki koymuştur. Ancak daha sonra bazı nedenler ile herhangi bir referans
noktasından veri alamadığı için başka bir kesin mevki konulamamıştır. Bunu üzerine saat
14:40’ta parakete mevki konur. Bunun için saat 14:00’ten 14:40’ta geçen süre yani 40
dakikada alınan yol hesaplanmış ve 8 nm olarak bulunmuştur. Bundan sonra saat 14:00’te
konulan son fix mevkiden 2700 rotasına rota hattı çizilmiş, alınan yol kadar açılan pergel
yardımı ile bu rota hattı üzerine geminin 14:40’taki parakete mevki konmuştur.
Şekil 28: Parakete mevkii
Mevki parakete mevkii olduğunu gösteren şeklinde işaretlenmiş ve yanına saati yazılmıştır.
6.4. Parakete Seyri
Parakete seyri parakete mevkileri konularak yapılan seyirdir. Genelde aşağıdaki
durumlarda parakete mevkiine dayalı seyir yaparız:
Ø Kesin mevki koyma imkanlarının olmasına rağmen kesin mevkiler arasında
daha küçük taksimatlar halinde yaklaşık yerimizi belirlemek için,
Ø Kesin mevkiin konulamadığı durumlarda yaklaşık yerimizi belirlemek için.
Parakete seyri ile ilgili en önemli husus güvenirliğinin az olmasıdır. Parakete mevkiin
doğruluğu aşağıdaki şartlara bağlıdır:
Ø Akıntı, rüzgar, dümenci hatası, dümen hatası, pusula hatası gibi nedenler ile rota hattından düşmemiş olmak,
Ø Akıntı, rüzgar, makine devri, dalga gibi nedenler ile geminin süratinde değişiklikler olmaması.
Bu neden ile parakete seyri çok gerekmedikçe tercih edilmemelidir.

Kaynaklar: 1- İnciraltı Müze Gemi

2-http://makinecim.com/bilgi_5249_DENIZCILIK—TEMEL-SEYIR

mesdreslumbarağzı

 köprüüstükırlangıç

kerterizkaptan

kana

işaret sancakları

 iskandil

deniz feneri 

 Gemilerin isimleri

Osmanlı bahriyesi ve denizcilik faaliyetleri pek bilinmez. Çok çok Preveze’yi duymuşuzdur bir de İnebahtı’yı. Biraz ilgilenler Turgut Reis ve Çalı Bey’i de bilirler. Ama Osmanlı Bahriyesi karanlıktır. Fakir de Bahriye hakkında çalışan biri olarak ilginç bir bilgiyi beğenilerinize sunar…

gemi direği

Gemileri

Gemi pervanesi

Gemi komutanının Koltuğu

akdeniz karadeniz copya+ 


Alabanda 


Amiral Forsları 


apolet ispolet 2 corp+ 


Arya -toka 


Bahriye

Bismillah Makinalar

Çapa, çipo, çıpa copi+

Çİmariva

Donanma

Ege

FIRKATEYN

Flandra

sekiz düğme

1- Önceleri gerek kadırga devrinde ( kürekle yürüyen gemilerin mecmuuna verilen ad) gerek kalyon (yelkenle yürüyen gemiler) devrinde gemiler süvari kaptanlarının rütbe ve isimleriyle anılırlardı.

Hayreddin Paşa Baştardası
Uluç Ali Reis Karırgası
Kaptan Paşa Baştardası
Hüseyin Paşa Kalyonu gibi
Karudane-i Hümayun
Patrona-i Hümayun

2-Ayrıca boyalarının rengi (Yeşil kuşaklı, Gümüş kıçlı, Sarı Kuşaklı…) anbar sayısı ( Üç anbarlı) savaşta ele geçirilmesi (akdarma), hatta kimden ( VEnedik Akdarması)alındığı gibi hususlarla da gemiler isimlendirilirdi. Bunların yanında nerede yapıldığı (Akçaşarlı) ve yapım sırası da (Karavele-i cedi-i evvel, Karavele-i Cedid-i Sani) isme konu olurdu.

18 asırdan itibaren (İlk isimlendirme 1714/1126) gemilere isim verilmeye başlandı.


3-) Baş ve kıç figürlerine göre…

a) Baş Figürleri:

Baş figürlerinde dikkat çeken husus çoğunlukla bunların bir hayvan (özellikle at) şekli olmasıdır.

Al At Başlı
Siyah At Başlı
Beyaz At Başlı
Kula At başlı
Siyah Aslan Başlı
Maî Aslan başlı
Ejder BAşlı
İfrit Başlı
Gül başlı
Küçük Gül Başlı
Taç başlı


b) Kıç figürlerine göre:

Kıç figürlerinde dikkati çeken ise tabiat, çiçek ve gökyüzü tasvirleri kıç fügürleri olarak çokça kullanılmıştır.

Bahçe

Çifte Bağçeli
Kuş Bağçeli
Minare Bağçeli
Cami Bağçeli


Silah şeklinde

Zülfikar
Çİfte Teber

Hayvan Figürleri

Yaldızlı Şahin
Şahin
Sungur
Esper (terbiye kabul etmeyen doğan)
Çİfte Balaban
Çİfte Kırlangıç
Çifte Sülün
Çİfte Aslan
Çifte Kaplan

Dikkati çekeceği üzere Kıç figürlerin de hayvan olarak daha çok kuşlar kullanılmıştır.

Ayrıca, Kayı boyununongunu (simgesi) doğan manasına gelen Sungurdur. Gemilerde Sungur, Balaban, Şehbaz ve Esper gibi doğan cinslerinin isim olarak kullanılması Kayı ongunununn etkisini göstermesi bakımından önemlidir. Osmanlılar Türklüğü kabul etmiyorlardı gibi  bir propaganda burada sökmez.


4-) Gemilere verilen özel isimler:

Bu tür isimlendirmeye ilk kez 1142/1730 senesinde rastlıyoruz.

a) bir isme nisbetle:

Muradiye
Reşadiye
Mahmudiye
Mesudiye
Hatta hediye olarak Hediye-i İsveç


b)Çeşitli terkiplerle oluşturulan isimler. Bunlarda bahr ve zafer öne çıkar:

Esed-i Bahri
Şehbaz-ı Bahri
FAtih-i Bahri
Hüma-yı Bahri
Tayyar-ı Bahri
Ceylan-ı BAhri
Gazal-ı Bahri
Hısnü’l-Bahr
Tılsım-ı Bahri
İkab-ı Bahri

Nusret-nüma

Feth-i Zafer
Berid-i zafer
Burc-u Zafer

Mesken-i Gazi

Mukaddem-i Şeref

Feyz-i Hüda
Tuhfetü’l-Mülük

Şurası açık ki  bu isimdeki gemilerde insanın cesareti artar.
Osmanlı daa hiç bir şey statik değildi. Miadının dolduran gemiler sökülüp yeniden yapılırdı. Bu gemilerin de isimleri başka gemilere verilir ve yaşatılırdı.

Kaynak: 1- İnciraltı Müze Gemi

14 Cevaplar to “DENİZCİLİK”

  1. Bircan Oğankul dedi ki:

    ”Denizcilik Hakkında Bilinmeyen 100 Konu” köşesindeki tüm değerli bilgiler;İzmir İnciraltı’ndaki Deniz Kuvvetlerimize ait Müze GEMİ’den alınmıştır.

    Tüm ziyaretçilere açık olan Müze Gemi, sizlerin ilgisini, ziyaretini bekliyor.

    Emeği geçen tüm komutanlarımıza ve askerlerimize teşekkürü bir borç biliyorum.

    Saygılarımla

    Bircan OĞANKUL

    Not: Her gün hem Anasayfada, hem de Anasayfada sağ tarafta görülen Kategoriler bölümünde yeni güncelleme yapılmaktadır. Dilerseniz bu sayfadan, dilerseniz Kategoriler kısmındaki Denizcilik Hakkında Bilinmeyen 100 Konu kısmından ilgili sayfalardaki yeni eklenmiş konulara ulaşabilirsiniz.
    Her konuya ilişkin yorum yapmak için lütfen Kategoriler bölümüne başvurunuz.

  2. GAZİ GÜDER dedi ki:

    BU KONULARI İÇEREN BİLDİĞİM KADARIYLA BAŞKA BİR SİTE YOK. İNSANLARIMIZA DENİZCİLİĞİMİZLE İLGİLİ DEĞERLİ VE ÇOĞU DA BİLİNMEYEN KONULARI İÇEREN BU BÖLÜMÜN İNSANIMIZI AYDINLATMA AÇISINDAN CİDDİ VE ÖNEMLİ KATKI SAĞLAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM.

  3. atilla merih aytaç dedi ki:

    harikasın bircan kardeşim bizim denizcilik ve de yelkencilik sitelerinde de adresini yayınlıyorum derhal.başarılarının devamını dilerim

  4. Ferhat dedi ki:

    Bircan Hanım, gerçekten mükemmel ..Saygılar

  5. sezar atmaca dedi ki:

    Yazıların kaynağını da belirtmek işin adabı ve hukuku gereğidir. Bu yazılar Deniz Kuvvetleri Dergisi eki olarak 3 sayı yayımlanmıştır. Yelken Dünyası Mart 2006 sayısında “Denizcilikte 100 Az Bilinen Konu” başlıklı, bu yazıları değerlendiren bir eleştiri yazısı da yazmıştım.Yazılar yazar/yazarlar veya kurul tarafından yazılmıştır, anonim değildir. Öncelikle yazarlara, emek harcayanlara saygı gösterip isimlerini zikretmek gerekir. Bunları belirtmek, olduğu gibi aktarılan yazılar için izin almak “telif hakları” yasasının da gereğidir. Dilerim bu eksiklikleri de tamamlarsınız.
    sezar atmaca

    • Bircan Oğankul dedi ki:

      Sayın Atmaca;

      Öncelikle size yaptığınız yorum ve bilgilendirme için çok teşekkür ederim. İzmir’de oturuyorum ve bir gün İnciraltı’ndaki Müze Gemi’yi ziyaret etmiştim. Ziyaretim sırasında bana bir cd verdiler. Bu cd dekiler, bizim sivil halk olarak donanma, Deniz Kuvvetleri açısından bilmediğimiz ve bilmemizin de sakıncası olmayan konulardı.

      Ne kadar çok kişiye denizciliği sevdirirsek, doğruyu öğretirsek yeni yetişen nesillere de onlar öğrendiklerini aktarırlar ve yeni nesil de TSK’ya daha da sıkı bağlarla bağlanır.

      Sitemde saçma sapan şeylere yer vermektense, akıllı ve öğretici paylaşımlara yer vererek, sitemi ziyaret eden kişilere de bir şeyler sunabilirim düşüncesiyle paylaşımlarda bulunuyorum.

      Sitemde her ne yayınlarsam kaynağını mutlaka belirtirim, gerekli yerlerden izin alarak. Emeğe saygım sonsuzdur.
      Bu arada Denizcilik Hakkında 100 Bilinmeyen Konu kısmında da Bu bilgilere nereden ulaştığımı belirtmiştim.

      Sizi tanımıyordum, şimdi yaptığınız yorumla biraz bilgilenmiş oldum. İnanın sizin ” Deniz Kuvvetleri Dergisi Yelken Dünyası Mart 2006 sayısında yaptığınız eleştiri ve yorumunuzu bilmiş olsaydım, kesinlikle emin olabilirsiniz ki sizden izin alırdım.
      Sizden ricam; bu yazıları yazan kişilerin adlarını biliyorsanız bildirmenizdir ki, eksik kalmasın.

      Şimdiden çok teşekkür ederim.

      Saygılarımla

      Bircan OĞANKUL

  6. sezar atmaca dedi ki:

    Sevgili Bircan hassasiyetin için teşekkürler. Sitedeki yazıların bir listesini mail adresime gönderebilirsen Deniz Kuvvetleri dergisi eklerinden bakar karşılarına yazarlarını eklerim. Kolay gelsin, selamlar, sevgiler
    sezar atmaca

  7. sezar atmaca dedi ki:

    Yayımladığın maddeleri hazırlayanlarla ilgili birkaç örnek göndereyim ama”alıntı yapmak” ile “yaymak ve çoğaltmak” arasındaki farkı öğrenmek için bir zahmet ilgili yasaları karıştır. Kolay gelsin.

    – DONANMA KELİMESİNİN KÖKENİ
    öğ. kd.yzb. Ersan Baş
    -EGE DENİZİ YA DA ADALAR DENİZİ
    dz. yzb. Ali Tokuş
    – ALABANDA TERİMİ NEREDEN GELMEKTEDİR?
    deniz eğitim ve öğretim komutanlığı
    – AMİRAL FORSLARINDAKİ YILDIZLARIN KÖŞE SAYISI VE ŞEKLİ NASIL BELİRLENMİŞTİR?
    deniz harp akademisi
    – APOLET VE İSPOLET
    istanbul boğaz komutanlığı
    -ARYA VE TOKA SANCAK TÖRENLERİ DENİZ KUVVETLERİNDE NE ZAMAN BAŞLAMIŞTIR?
    deniz eğitim ve öğretim komutanlığı
    -BİSMİLLAH MAKİNALAR MANEVRAYA HAZIR OL” TABİRİ
    deniz harp akademisi komutanlığı
    – ÇİMARİVA TÖRENİ İLK NE ZAMAN YAPILMIŞTIR
    dz.kd.bnb. Yavuz Geçim
    – DENİZCİ KIYAFETİNDE NEDEN SEKİZ DÜĞME BULUNUR?
    donanma komutanlığı

  8. İskender Sidar dedi ki:

    çok güzel bir site.
    okurken aklıma 1987 veya 88’de mısır okul gemisinin istanbul ziyareti geldi.
    gemiye kılavuz kaptanla birlikte ahırkapı açıklarında çıktım. dolmabahçe önünde demir yerine gediğimizde kılavuz kaptan “bismillah funda” dedi.köprü üstünde mısır deniz harp okulu amiralden en küçük erine kadar tüm arapların şaşkınlığını görecektin.
    manevra yerleri paydos edilip, subay salonuna indik. mısırlı amiral bismillah ile başlayan tüm kumandalarımızı not aldı ve mısır deniz kuvvetlerine rapor edeceğini söyledi.
    aynı olayın bir benzerinide pakistan donanmasından iki muhrip, bir deniz altının istanbul ziyaretinde tekrar yaşadım. görev gurup komutanı amiral de aynı tepkiyi gösterdi. geminin baş çarkçısı bizim okuldan mezun bir binbaşıdı. amiral başçarkçıyı rapor hazırlamakla görevlendirdi.

  9. Doç.Dr. Şakir Batmaz dedi ki:

    Bu sitedeki sorular önemli ve ilginç olduğu kadar verilen cevapların çoğunun bilimsel bir yanı yok. Gemilerin denize indirilişi şampanya, kadın ve kuzu kurban etme temalarıyla anlatılırken bununla ilgili Osmanlı Arşivleri ve tarihi deniz arşivinde yüzlerce belgeden habersiz olunması gerçekten çok acı. En azından google’da tarama yaparak OSMANLIDA GEMİLERİN DENİZE İNDİRİLİŞ MERASİMİ adlı makale okunabilir. Gemilerin isimlendirilişi hakkında en azından Donanma Dergisinde İskender Pala’nın makalesine bakılabilirdi. Çimariva hakkında Avrupa bahriyesi yanında Osmanlı Bahriye Kanunnameleri(1297 vs.) incelenebilirdi. Sancak Kur’anı (değil mushafı) ve diğer konular (Bismillah kelimesini İbraniceye dayandırma gayreti gibi) hakkındada söylenecek şeyler var.
    Bu tenkitlerimin site ile alakası yok. Üzüldüğüm husus genç bahriyelilerin her konuyu illaki Avrupa’ya dayandırma gayreti. Halbuki Beşiktaş Deniz Arişivde 20 milyon Osmanlıca belge ve birçok nadir eser var. Kendi köklerimiz o kadar derinki yeterki inceleyelim.

  10. onur dedi ki:

    Öncelikle böyle bir konu hazırlağınız için teşekkür ederim. Bir denizci olarak bazı şeyleri bilmiyordum ama bunları da öğrendiğim güzel oldu sayenizde. Tekrar teşekkür ederim.

  11. Yusuf Alperen AYDIN dedi ki:

    Burada kalyonların isimlendirilmesi ile ilgili verilen bilgiler ve bunların tasnif ediliş şeklinin 2007 tarihli “Osmanlı Denizciliği (1700-1770)” isimli doktora tezimden alıntılandığı bildirmek isterim.