Feed on
Posts
Comments

Bugün ameliyatımın üzerinden yirmibir gün geçti. Geçen pazar günü köyüme geldim. Buraya bayılıyorum.

Her sabah erken kalkmak, horoz seslerini duymak, ovada otlayan koyun, kuzu ve keçileri görmek, tarlada çalışan komşularımızı görmek bana yaşam mutluluğu veriyor.

Şekerim ve diğer tüm değerlerim gayet normal seyrediyor. Köyün havası gerçekten de mükemmel.

Burada trafik yok, gürültü yok, kuş sesleri var. Saksağan, baykuş, şahin, serçe, kırlangıç, martı…

Artık kotumu giyebiliyorum. Bu da sevindirici bir haber benim için. Ayaklarımı toplayıp oturabiliyorum. Bunlar kimine göre çok komik ve belki de : ” ne var bunda canım, biz de oturabiliyoruz ve kot giyebiliyoruz” denilip benim bu yaptığım küçümsense de inanın sevgili dostlar damdan düşenin halinden damdan düşen anlar ancak. :))))

Ameliyat olanın halinden ancak ameliyat olan anlar. Eskiden rahatlıkla yapabildiğiniz şeyler ameliyattan sonra bir süreliğine kısıtlanıyor çünkü. Tekrar eski halinize gelmeniz zaman alıyor. Bu da ister istemez sizi biraz yavaşlatıyor ve hızınız kesildiği için de kendinizi işe yaramaz hissedebiliyorsunuz kimi zaman.

Ev halkının desteğine ve anlayışına teşekkür ederim. Yardımları için kendilerine minnettarım. Sağolsunlar, varolsunlar. Elbirliği bugünlerde belli oluyor ve çok da değerli bence.

Bana bolca okuma zamanı kalsa da yemek yapmama engel bir durum yok şükür. Yürüyüş mesafem ve zamanlama da uzadı. Buna da çok seviniyorum.

Köydeki yaşam, beni mutlu ediyor. Yorgunluk hissetmiyorum. Temiz havayı ciğerlerime dolduruyorum.

Ben mutlu… Kedilerim mutlu…. Buradakilerden biri kedilerime kutsal öküz muamelesi yaptığımı söyleyip beni güldürse de ben kedilerimin rahatı için elimden geleni yapmaya devam edeceğim..:))))))

Tarlaya biber, domates, patlıcan, karpuz, semizotu, roka, maydanoz, tere, kabak dikildi. Geçen sene hormonsuz yediğimiz ürünlerin tadı aynen çocukluğumdaki gibilerdi. Konu komşu paylaşıp, ürünü tüketmiştik. Saklama koşullarına göre kimini turşu yaptım, kimini derin dondurucuya birer pişirimlik yapıp koydum. Kimini kurutup öyle sakladım. Ekonomik anlamda da bayağı iyi oldu. Birçok ürünü her mevsim hem hormonsuz hem de bedavadan bulmuş oldum elimin altında..)))

Karınca gibi çalışmak iyi oldu, ağustos böceğinin yaptığını yapıp sırtüstü yatmadık. Yüzümüz de güldü, damak tadımız da, midemiz de…. Keşke tüm dostlarımıza ulaştırabilsek… Nispet yapar gibi oluyorum ama kargoya ürünlerin bir kısmını almıyorlar ya da yolda bozulacağından göndermek mümkün olmuyor. O yüzden ne yapacaksınız sevgili dostlar, buraya geleceksiniz bir zahmet. Eh o zaman komşuda pişer sizlere de düşer. :)))

Şimdilik sizlerin yerinize de bizler yemiş oluyoruz, ama bu sizin beslenmenize fayda sağlamıyor. Benden söylemesi…. Başımızın üzerinde yeriniz var. Buyrun gelin, hep beraber yiyelim, söyleşelim, güzellikleri paylaşalım. Hayat, paylaşınca güzel…..

 

Sevgiler

Bircan OĞANKUL

13/06/2012

Yazar :

1967 İzmir doğumlu. İşletme Fakültesi( Muh.- Finans) mezunu. Doğayı, tüm canlıları seven. 25 yıldır yaşadıklarını, öğrendiklerini, deneyimlerini ve düşüncelerini yazıya döken. Sosyal işlerde yer almaktan mutluluk duyan biriyim.

Yazarın websitesiYa

3 Cevaplar to “BİRCAN OĞANKUL KÖYÜNDEN BİLDİRİYOR”

  1. atilla merih aytaç dedi ki:

    HELE Kİ O ESKİ TADINDA DOMATESLERİ…

  2. Bircan OĞANKUL dedi ki:

    Gerçekten de o eski domateslerin kokusu ve tadı aynen geri gelmişti sanki.

  3. timur ugan dedi ki:

    Sağlığın da bahçen kadar güzel olsun kardeşim….Nasılsa konuk oluruz…O vermeye alışmış sevgi dolu ellerinle salatalar hazırlarsın bize…Selamlar, sevgiler