Feed on
Posts
Comments

18 MART

canakkale_kahramanlari

Etiketler: , ,

SEVER MİYDİN? – Bircan’dan

Sever miydin kestane şekerini

sen de tıpkı annen gibi…

ana yola bırakılmış

bir çift yavru kediciği

alıp eve getirir miydin

sen de tıpkı annen gibi…

söylenir miydin onları kim terkettiyse

vicdanı olmayan

sol yanı boş gezenlere…

Okumaya Devam Edin »

Etiketler: , , ,

alipoyrazoğlu2

alipoyrazoğlu

 

 

 

 

 

 

 

 

Dün gece bir fırtına esti Çanakkale’de. 18 Mart Üniversitesi Seyit Onbaşı Konferans Salonu’nda. Hem kuvvetli, hem tatlı, hem ılık, hem sıcacık bir fırtına…

”Fırtına olup da bu yazdıklarının hepsi içinde olur mu Bircan? Fırtına dediğin yerinde yeller estirir tarzında olur… Esti mi kıyametleri kopartır… Zarar verir…” Demeyin..

Bu fırtına başka bir fırtına… Yürekleri hoş eden, yüzlerde tatlı gülümsemeler, yüreklerde derin iç sızıları beraberinde sımsıcak izlenimler bırakan, beyinlerde türlü düşünceler ama en temizinden, en ansiklopedik bilgiler bırakan bir fırtına…

Sayın ve sevgili ( öyle ikisi bir arada olur mu olur..) hem cana yakın, hem saygı çerçevesi içinde mesafeli insan Ali Poyrazoğlu her şeyden önce de hümanist… İnsana kıymet veren… Kendisi de çok kıymetli…

Kepez Belediye’sinin katkılarıyla beldeye gelmiş. ” Ödünç Yaşamlar” adlı tek kişilik gösterisiyle. Her seyrettiğimde ayrı tat aldığım oyun yine en derin izler bıraktı bende ve tüm seyredenlerde..

Salon tıklım tıklım doluydu. Organizasyon çok iyiydi. 1000 kişiye tiyatro ziyafeti….

Tiyatrosuz bir ömür, eksik yaşanmış bir ömür bence. Seyirciyle oyuncuların buluşması apayrı bir keyif. Orada sahtelik yok. Oyuncu emek verdiğinin ödülünü alkışlarla anında alıyor.

Okumaya Devam Edin »

Etiketler: , ,

BÜTÜN DÜNYA'(M) – Bircan’dan

Kitaplar en yakın arkadaşım olmuştur her zaman ve her yaşımda.

Dostlarımdan birinin gönderdiği ” Bütün Dünya” Dergi sayılarından ve beraberinde birkaç kitap, şu sıralar kitapsız kalmamamı sağladı.

Boş vakitlerinde kitap okuyanlardan değil, kitap okumak için mutlaka zaman yaratanlardanım. Ayrıca boş vakti olmayanlardanım!

 

Atatürk’ün özdeyişlerini uzun yıllardır bir araya getirmek için çalışan, derleyen değerli ağabeyim Gazi GÜDER, Bütün Dünya Dergisi’ndeki köşesinin varlığını haberdar etmek için dergilerin bazı sayılarından bana da gönderdi.

Bütün Dünya Dergisi, Başkent Üniversitesi Kültür Yayını olan kaliteli bir dergi.

 

Dergiyle tanışmam uzun yıllar öncesine dayanıyor aslında. 2002 yılında gönüllü olarak kurduğum ve işletmeciliğini yaptığım TEDAŞ- TEİAŞ KÜTÜPHANESİ’ne kaynak kitap edinmeye çalıştığım zamanda tanıştım ilk olarak.

Okumaya Devam Edin »

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

HAYAT TURU – Bircan’dan

Her okuduğum kitap bende derin izler bırakır.

Okumak, düşünmek ve beynimizin süzgecinden geçirerek yeni öğrendiklerimizi kendi yaşantımıza uygulamak hiç de zor olmamalı.

Uzun yıllar önce okuyup kütüphanemde yerini alan bir kitaptan söz etmek istiyorum bugün: ” Cesaretle Yaşamak”. Yazarı; Jean- Louis Servan- Schreıber Nisan 1990 basım ve Altın Kitaplar Yayınevi’nden çıkmış.

Bazı kitaplar vardır insanın yaşamında tam başucu olacak niteliktedir, okursunuz ve daima elinizin altında olsun istersiniz. Benim de başucu kitaplarım vardır. Üstün Dökmen’in; Küçük Şeyler, Özcan Köknel’in; Kişilik, Atalay Yörükoğlu’nun; Çocuk ve Ruh sağlığı; Doğan Cüceloğlu’nun Mış Gibi Yaşamak, Zülfü Livaneli’nin; Mutluluk, Ali Poyrazoğlu’nun; Ödünç Yaşamlar vb. Daha bir sürü var da hepsini bugün yazamayacağım.

Cesaretle Yaşamak adlı kitabın yazarı düşünerek hareket etmeyi seven biri. Zamanı Kullanma Sanatı adında bir başka kitabı daha var ve o kitap da güzeldir. Yazar Cesaretle Yaşamak adlı kitabında daha iyi yaşamak için neler yapılması gerekiyor, bunlara yanıt bulmaya çalışıyor. Yazara göre; çağın kaçınılmaz ve kalıcı değişiklikleri karşısında cesaret en önde gelen gereksinimdir.

Kitaptan; ” Genel anlamda cesaret; ahlak kökenli bir erdemdir, çoğu kez de kahramanlıkla birleşir.”

……………………………………..

Bircan’dan; cesaret, adım atmak demektir, korkmadan, elalem ne der diye düşünmeden, kimsenin sınırlarını ihlal etmeden, kimsenin de kendi sınırlarını ihlal etmesine izin vermeden… Herkes kendi hayatının cesur savaşçılarıdır. Kendi yaşamlarının kahramanlarıdır.

Okumaya Devam Edin »

Etiketler: , , ,

Ben yoruldum hayat, gelme üstüme

Diz çöktüm dünyanın namert yüzüne

Gözümden, gönlümden düşen düşene
Bu öksüz başıma gözdağı verme
Ben yanıldım hayat, vurma yüzüme
Yol verdim sevdanın en delisine
O yüzden ömrümden giden gidene
Şu yalnız başımı eğdirme benim
Ben pişmanım hayat, sorguya çekme
Dilersen infaz et, kar etmez dilime
Sözlerim ağırdır, dokunur kalbe
Şu suskun ağzımı açtırma benim
Söz – Müzik: Mümin Sarıkaya
https://www.youtube.com/watch?v=K7z3590-Mt0
*********************************************
Yorulmak… İnsan neden yorulur?
Ağır bir işte çalışıyorsa bedeni yorulur… Ruhuna ağır gelen olaylar yaşamışsa, yaşıyorsa ruhu yorulur… Çok düşünmekten beyni yorulur…
Tüm bunların yol açtığı başka yorgunluğu vardır asıl o yorgunluk hırpalar insanı; ” yüreği” yorulur…
Yoruldum hayat karşısında… Ama diz çökmedim ne hayat, ne de herhangi bir insanoğlu karşısında. Mücadele ettim her daim, her yaşımda üzerime gelenler olduğunda… Pes etmek, ah vah etmek, bunlar bana göre değil. Alınacak dersler vardır mutlaka, diye bakarım yaşadıklarıma.
Gözümden, gönlümden düşenler oldu, oluyor ve dahi olacak… Hayat bu… Yaşıyorsam tüm bunları göze aldım demektir.
Hayatta yanıldığımız anlar olur. Ben de yanıldım, yanıldıklarım oldu. Ne yapayım? Yas mı tutayım?! Hiç işim olmaz, dönüp arkama bakmak zaman kaybı.
Yol veririm her şeye, herkese, sevdamı hak etmeyenlere. O yüzden ömrümden giden gidene… Yalnız savaşıma devam…

Okumaya Devam Edin »

Etiketler: , , , , ,

Kedi ve Köpeklerde Zehirlenmeler – 1

 

 

<!–

Öncelikle iyi haftalar dileklerimle yazıma başlamak istiyorum. Bu hafta kedi ve köpeklerimiz için oldukça tehlikeli, hatta ölümcül sonuçlara varabilen zehirlenme konusunda görüş ve bilgilerimi siz sevgili okurlarımızla paylaşacağım.

–>
Öncelikle iyi haftalar dileklerimle yazıma başlamak istiyorum. Bu hafta kedi ve köpeklerimiz için oldukça tehlikeli, hatta ölümcül sonuçlara varabilen zehirlenme konusunda görüş ve bilgilerimi siz sevgili okurlarımızla paylaşacağım.

 

Paracelsus yüzyıllar önce “Her madde zehirdir, zehir olmayan hiçbir şey yoktur; zehir ve ilacı ayıran onun dozudur” tanımını yaparak ilaç ve zehir arasında sadece nicelik (doz, uygulama, hayvanın tür, cinsi gibi) farkı olduğunu tanımlamıştır.

Kedi ve köpeklerimiz çevresini merak eden araştıran ve bu yolla keşfetmeye çalışan canlılardır. Bu keşifleri esnasında böcekler, ölü hayvanlar, bitkiler, ilaçlar, kimyasallar yani pekçok şey onlar için tehlike anlamına gelmektedir. Örneğin, bazı bitkilerin bazı bölümleri zehirliyken, bazen de bütünü zehirli olabilmektedir. Zehirlere maruz kalan petlerimizde özellikle zehirin cinsi etkilediği organ ve sistemlere göre farklı semptomlar gözlenmekle birlikte, genel olarak ağız-gırtlak, irkilti, salya akışı, ishal, halüsinasyonlar, nöbetler, kusma, koma ve ölüm gözlenebilmektedir. Vücutta kıllar ve deri üzerine temas eden bazı maddeler deride irkilti, kızarıklık, kaşıntı yapabilmektedir. Özellikle böyle bir durumda karşılaştığınızda şüphelendiğiniz bitki, ilaç kutusu, kozmetik ürünü vs. yanınıza alarak ya da Veteriner Hekiminizle irtibata geçerek, en azından petiniz kliniğe gidinceye kadar yapabileceğiniz şeyleri yapmanız almanız avantajınızadır. Çünkü Veteriner Hekim zehirleyen maddeyi bilmesi halinde tedaviyi daha rahat yapacaktır. Çünkü bazı zehirlerin panzehirleri var olup bazılarının yoktur. Zehirlenme dakikalar, saatler içinde doku, organ ve sistemleri yıkıma uğratmakta, geriye dönüşümlü ve dönüşümsüz problemler yaratabilmektedir.

Özellikle zehirlenmelerde zehirlenen canlının durumu, zehirleyen maddenin yarattığı etkiler ve sonuçları çok önemlidir.

Pet sahibi olarak böyle bir durumla karşılaştığınızda öncelikle stres ve heyecan yapmayın. Sakin olmaya çalışın.

Sizin acil müdahale yapmanız açısından, eğer kedi ya da köpeğiniz kusma eğilimindeyse kusturucu herhangi bir şey uygulamayın ve hemen Veteriner Hekiminize gidin.

Özellikle temas olarak kimyasal irrite edici toz, solusyon gibi kedi ya da köpeğinizin deri ve tüyleri üzerine bulaşmış maddeleri sabunlu su ile yıkayarak uzaklaştırıp Veteriner Hekiminize ulaşmanız gerekmektedir.

Bazı zehirlenme durumlarında kedi ve köpeklerimizi kusturmak fayda sağlarken (kusturmak için tuzlu su kullanabilirsiniz), bazı durumlarda kusturulması tavsiye edilmemektedir. Kendi başınıza kesinlikle kusturmaya çalışmayın, hemen bir Hekimle görüşün. 

Özellikle kediniz ya da köpeğiniz şok, koma halinde yerde yatıyor nefes almakta güçlük çekiyor ise ağız kenarındaki salyaları temizleyin ve zaman geçirmeden Veteriner Hekiminize ulaşın. Bu durumda kesinlikle kusturmayınız. Şok ve koma hallerinde refleksler çok iyi çalışmayacağı gibi aynı zamanda bilinç de kapanacaktır ve kusma refleksi ile içerik akciğerlere gidecek solunum yollarını tıkayacaktır. Bu durumda kusma refleksi meydana geldiğinde kedi ya da köpeğinizi oturur pozisyona getirerek içeriğin akciğerlere kaçmamasını sağlayabilirsiniz.

Eğer o an Veteriner Hekiminize ulaştırabilecek durumda değilseniz, kısa sürede irtibata geçerek, kedi ya da köpeğiniz genel durumu hakkında konuşun, yönlendirmelerini uygulamaya çalışın. Özellikle etkileyen zehirin çeşidine göre halüsinasyonlar, sinirsel bulgular meydana geldiğinde sessiz, sakin loş bir ortama almanızda faydası vardır. Uyarımlara verdiği tepkiler sonucunda, kafasını çarpma, kendini yerden yere vurma gibi travmatik etkilerle en azından bir iç kanama önlenmiş olur. Ayrıca Veteriner Hekim size ulaşıncaya kadar da zaman kazanmış olursunuz.

Zehirlenmelere neden olan maddeler çok çeşitli olabileceğinden ilk iş olarak Veteriner Hekiminize ulaşın ve şüphelerinizi aktarın, görüşlerini alın, eğer uygulayabileceğiniz durumlar var ise zaten Veteriner Hekiminiz sizi uyaracaktır ancak bilmelisiniz ki, sizin yapacağınız sadece petinizi o an için rahatlatacaktır. Asıl önemli olan Veteriner Hekim müdahalesiyle zehirin vücut dışına atılmasının sağlanması, olası organ hasarlarında uygun tedavilerin olması için mutlaka ama mutlaka VETERİNER HEKİMİNİZE ulaşın. Çünkü o anlık iyileşmeler yanıltabilir, daha ilerleyen saatlerde geriye dönüşümsüz problemler sonuçlara sebep olabilir.

SERTAN BÜTE
Veteriner Hekim
07.09.2009

BERGAMA

 

 

Dünyanın en dik tiyatrosu Bergama’dadır.

Hristiyanlığın ilk yedi kilisesindan biri olan Bazilika Bergama’dadır.

Deriden kağıt (parşömen) yapılan ilk şehir Bergama’dır.

Antik tarihin en büyük kütüphanesi Bergama’dadır. Fakat parşömenden kitaplar Mısır egemenliğinde önce İskenderiye Kütüphanesine taşındı. Büyük İskenderiye yangınında yok oldular..(

 

Dünyanın ilk ruhsal tedavi merkezi (Asklepion) Bergama’dadır.

Bergamadaki Asklepion’un MÖ 4. yyda kurulduğu sanılmaktadır. MS 5. yya kadar ünlü bir tedavi merkezi olarak çalışmıştır.

Hastalar iki yanında dükkanların bulunduğu kutsal yoldan yürüyerek anıtsal kapıya gelir, kutsal sudan içer, yıkanır, temizlenir ve tedavisine başlanırdı.

“Ölümün girmesi yasaktır” yazan kapıda Asklepios için yılanlı bir sunak taşı vardı.

  • Ölümün girmesi yasak olduğu için ne çok yaşlı, ne de doğum yapacak bayanlar tapınağa kabul edilirlerdi. 
  • Bu yılan daha sonra 2 adet olarak Tıp sembolü “Caduceus” olmuştur.

Asklepion’un kütüphanesinde hastaların okuması için kitaplar vardı. Asklpepion’da ayrıca bir tapınak (tabii ki Asklepios için) ve 3500 kişilik bir tiyatro da vardı.

Hastalar şifalı sudan içer, yıkanır, çamur banyolarına girer, bitkisel ilaçlar, müzik ve telkinle şifa bulmaya çalışırdı. Telkin için uyku odaları kullanılırdı.

Kötü havalarda şifalı suya gidebilmeleri için bir tünel yapılması bile düşünülmüştü. Bu tünel aynı  zamanda üst deliklerden telkin yapılması amacıyla da kullanılıyordu.

SEN YOKSUN – Yılmaz GÜRLER

BİZDEN ÇOK KİM SEVER….

Dün kızımızın okulunda biz ebeveynler için, eğitici bir çalışma vardı.
Kendini geliştirme konusunda özenli bir birey olduğumdan, toplantıyı kaçırmadım ve seminer salonundaki koltuklardan birinde  yerimi aldım.
Uzman kişinin anlattıkları gerçekten de biz anne ve babalar için yararlı bilgilerdi.
Ergenliğe adım atmış çocuklarımıza nasıl davranacağımızı, onlara göstereceğimiz sabır ve hoşgörü konusunda neler yapmamız gerektiğini ve bu dönemi nasıl kolay bir şekilde atlatabileceğimizin yönergeleri vardı söylenenlerde.

Etiketler: , , , , ,

Eski Yazılar »